WRP ile bölünmenin 40. yılı

Londra toplantısı videosu: Dördüncü Enternasyonal’in tarihinde bir kilometre taşı

Dünya Sosyalist Web Sitesi, Britanya’daki İşçilerin Devrimci Partisi (WRP) liderliğine karşı yürütülen tarihi mücadelenin 40. yıldönümü vesilesiyle 14 Mart’ta Londra’da düzenlenen toplantının video kaydını yayınlıyor (Türkçe otomatik altyazılı izlenebilir). Söz konusu mücadele WRP’nin Dördüncü Enternasyonal’in Uluslararası Komitesi’nden (DEUK) ihracına yol açmıştı.

Toplantıda, aralarında Dünya Sosyalist Web Sitesi yayın kurulunun ve ABD’deki Sosyalist Eşitlik Partisi’nin (SEP) başkanı David North’un da bulunduğu konuşmacılar söz aldılar. ABD’deki SEP’in öncülü olan İşçiler Birliği’nin lideri sıfatıyla North, WRP liderliğinin siyasi yozlaşmasına karşı verilen mücadelede başrolü oynamıştı.

Söz konusu mücadelede tehlikede olan, Troçkizmin —örgütlü bir siyasi eğilim olarak devrimci Marksizmin— varlığını sürdürebilmesiydi.

Britanya Troçkist hareketi, onlarca yıl boyunca Gerry Healy, Cliff Slaughter ve Mike Banda önderliğinde, büyük bir siyasi otorite kazanmıştı. Bu otorite, Dördüncü Enternasyonal şubelerini işçi sınıfına egemen olan Stalinist, reformist ve burjuva milliyetçi eğilimlerin içinde eritmeye çalışan Pabloculuk eğilimine karşı Troçkizmin savunulmasından besleniyordu. Ne var ki, 1980’lere gelindiğinde, uzun süredir devam eden oportünist ve milliyetçi siyasi gerilemenin ardından WRP önderliği, Marksizm ve Troçkizmin temel teorik kazanımlarını ve ilkelerini önce terk etmiş, ardından da bunlara açıkça ihanet etmişti.

İşçiler Birliği’nin öncülük ettiği, DEUK çoğunluğunun WRP’ye karşı yürüttüğü mücadele, Marksist düşüncede bir rönesansa zemin hazırladı. Bu, küreselleşmeye, Sovyetler Birliği’nin dağıtılmasına ve kapitalizmin restorasyonuna, sosyal demokrat partiler ile sendikaları kasıp kavuran anti-sosyalist feragat dalgasına ilişkin eşsiz bir analizi kapsıyordu. Bu mücadele, Sosyalist Eşitlik Partilerinin kuruluşunun ve Dünya Sosyalist Web Sitesi’nin yayın hayatına girmesinin de temellerini attı.

SEP (Britanya) Ulusal Sekreteri Chris Marsden sunumunda, Healy, Slaughter ve Banda önderliğinin uzun soluklu yozlaşma sürecini ve David North’un 1982-84 yılları arasında geliştirdiği eleştiriyle Uluslararası Komite bünyesinde bir Troçkist muhalefetin nasıl filizlendiğini ele aldı; ayrıca bu muhalefetin, dönemin Britanya şubesi içinde Dave Hyland liderliğindeki proleter bir eğilimin desteğini nasıl kazandığını açıkladı.

DEUK Sekreteri Peter Schwarz ise WRP’nin yozlaşmasına karşı North’un öncülük ettiği müdahaleyi ele aldı ve WRP’nin orta sınıf üye kesimlerinde histeri yaratmaya çalıştığı o kritik dönemde bu müdahalenin çatışmanın özündeki siyasi meseleleri nasıl berraklaştırdığını ortaya koydu.

Schwarz, DEUK’un bu zaferinin, işçi sınıfını ve ezilen kitleleri savaş sonrası dönem boyunca denetim altında tutan tüm siyasi güçlerin —WRP’nin de teslim olduğu Stalinizmin, sosyal reformizmin, küçük burjuva milliyetçiliğinin ve Syriza, Podemos, Die Linke ile Britanya’daki Corbynci sol gibi sahte sol eğilimlerin— politik çöküşünü önceden haber verdiğini vurguladı.

David North toplantının kapanış konuşmasında, WRP’nin Stalinizme, sosyal demokrasiye, sendika bürokrasisine ve burjuva milliyetçiliğine teslimiyetine karşı dünya sosyalist devrimi perspektifinin savunulmasının, işçi sınıfının —özellikle de genç kuşağın— emperyalizmin günümüzde barbarlığa doğru çöküşüne karşı mücadele yürütebileceği tek zemini oluşturduğunu açıkladı.

North, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki kitlesel baskı ile İran’a karşı başlatılan suç niteliğindeki savaşın aynı hedefi güttüğünü belirtti: 20. yüzyılın devrimci toplumsal ve siyasi kazanımlarını ortadan kaldırmak. North şunları söylüyordu: “Şu an, ya işçi sınıfının iktidara gelip kapitalizme son vereceği ya da kapitalizmin dünyaya son vereceği tarihi bir dönemde yaşıyoruz... Devrimci bir dönemdeyiz. Aynı zamanda karşıdevrimci bir dönemdeyiz. Dünyadaki bu iki eğilimden hangisi baskın çıkacak? Troçki’nin 1932-33’te faşizmin yaklaşan gölgesine karşı çok isabetli biçimde dile getirdiği gibi: buna mücadele karar verecek.”

Loading