“1 Eylül Dünya Barış Günü”nde İstanbul’da Bogdan Syrotiuk’a özgürlük çağrısı

İkinci Dünya Savaşı’nın başlangıç tarihi olan 1 Eylül’de, Türkiye’de “Dünya Barış Günü” için çeşitli etkinlikler düzenlendi. Sosyalist Eşitlik Partisi – Dördüncü Enternasyonal üyeleri, İstanbul’da düzenlenen iki etkinliğe katılarak, Dünya Sosyalist Web Sitesi’ndeki yazıları nedeniyle Ukrayna’da 10 Ağustos’ta 15 yıl hapse mahkûm edilen 27 yaşındaki sosyalist Bogdan Syrotiuk’un özgürlüğü için yürütülen uluslararası kampanyaya destek çağrısı yaptı.

Sol üst: 1 Eylül Dünya Barış Günü mitinginden bir kare; altta, İstanbul’da savaş ve gazetecilik konulu düzenlenen bir etkinlik; sağda, bu etkinliklerde Sosyalist Eşitlik Partisi tarafından dağıtılan “Bogdan Syrotiuk’a Özgürlük” başlıklı bir broşür, 1 Eylül 2026.

Le Monde diplomatique Türkçe edisyonunun Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi’nde düzenlediği “Gazetecilik Suç Değildir” ana başlıklı program, gazetenin 35 ülkede 27 dilde yayımlanan baskılarının kapaklarından oluşan sergiyle başladı. Etkinliğin gazeteci Hazal Ocak’ın yönettiği “Savaş döneminde gazetecilik” konulu ilk panelinde Halk TV dış politika yazarı Mustafa Kemal Erdemol, Sözcü TV Dış Haberler Müdürü Burak Tatari ve Le Monde diplomatique Türkçe yazarı Rasıh Reşat konuştu.

Panelin soru-cevap bölümünde söz alan Sosyalist Eşitlik Partisi Ulusal Komite üyesi Emine Balkan, Dünya Sosyalist Web Sitesi (WSWS) adına etkinliğe katıldığını belirterek Bogdan’ın davasını salona taşıdı:

Konuşmalarınızda belirttiğiniz gibi, savaşlarda hayatını kaybeden çok sayıda gazeteci var; aynı zamanda yazıları nedeniyle hapsedilenler de var. NATO destekli Ukrayna’nın Rusya ile savaşı üzerine yazdığı altı makale nedeniyle, 27 yaşındaki sosyalist yazar Bogdan Syrotiuk geçtiğimiz ay 15 yıl hapis cezası aldı. Ukrayna’da yaşanan, tek bir sosyalist yazarın değil, birçok savaş karşıtının karşılaştığı bir durum.

Bogdan, herhangi bir tarafın ya da Rusya’nın yanında olduğu için değil, Rus ve Ukraynalı işçilerin dünya işçileriyle birlikte mücadele etmesini savunduğu için bu zulmü yaşıyor. Temyiz için on günlük süresi kaldı. Bu kampanya desteklenmezse, çok ağır cezaevi koşullarında 15 yıl boyunca hayatta kalmaya çalışacak. Gazetecilik yapmak, doğruları savunmak bu dönemde çok daha önemli.

Balkan’ın konuşması katılımcılar tarafından alkışlandı. Erdemol, dünyanın pek çok bölgesinde benzer baskılarla karşılaşıldığını belirtti ve Bogdan için “sessiz kalmayalım, yalnız hissetmesin” diyerek desteğini açıkladı. Yazdığı bir haber nedeniyle 18 ay hapis istemiyle yargılanan Ocak da Bogdan’a desteğini ifade etti.

Panelin ardından Fransız gazeteci ve yazar Serge Halimi, “Savaş çığırtkanları: Basın kuruluşları ve gazeteciler” başlıklı bir konferans verdi. 2008-2023 yılları arasında Le Monde diplomatique’in genel yayın yönetmenliğini yapan Halimi, Ukrayna’daki savaşın ve Gazze’deki soykırım savaşının Batı basınında nasıl NATO’dan ve İsrail’den yana taraflı ele alındığına dikkat çekti. Bu emperyalizm yanlısı “gazetecilik”, ABD ve Avrupa’daki büyük medya organlarının hiçbirinin Bogdan’ın davasını ve verilen cezayı haber yapmamasında da açıkça görülmektedir.

Halimi, Batı medyasının Ukrayna’daki savaşı 24 Şubat 2022’den, Gazze’de yaşananları ise 7 Ekim 2023’ten başlatmasının aldatıcı olduğunu belirtti. Sovyetler Birliği’nin dağıtılmasının ardından NATO’nun eski Varşova Paktı üyelerini ve Baltık cumhuriyetlerini ittifaka dahil ettiğini, Ukrayna ve Gürcistan için de aynı projenin gündemde tutulduğunu hatırlattı. 2014 Şubat’ındaki Maydan darbesinin “anlatıyı fazla karmaşıklaştırdığı için büyük ölçüde unutulduğunu” söyledi. Halimi, medyanın büyük bölümünün “bu tür tarihsel bağlamları Rus dezenformasyonu olarak” nitelendirdiğini söyledi. Savaşları meşrulaştıran anlatılanları sorgulayanlar “yabancı bir hükümetin savunucusu” ilan ediliyordu.

Bu, NATO destekli Ukrayna rejiminin Bogdan Syrotiuk’a kurduğu komplonun uluslararası arka planına işaret etmektedir. Bogdan, Rusya’nın gerici istilasına karşı çıkarken NATO’nun vekil savaşına ve Ukrayna rejimine de uluslararası işçi sınıfının bakış açısından karşı çıktığı için 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Bogdan’ın mahkûmiyetinin New York Times’ta, BBC’de veya bizzat Le Monde’da neden yer bulmadığı sorusunun yanıtı da burada yatıyor: bu dava, “demokrasi için savaş” anlatısından geriye kalan her şeyi yerle bir ediyor.

Ana akım medyadaki sessizliğe karşın mahkûmiyetten bu yana kampanya hızla büyüdü. Yedi binden fazla kişi Bogdan’ın serbest bırakılmasını talep eden dilekçeyi imzaladı; yalnızca karardan sonraki günlerde onlarca ülkeden bin beş yüze yakın yeni imza geldi. Dünyanın dört bir yanından tarihçiler, akademisyenler, sanatçılar, gazeteciler ve işçiler kararı protesto etti. Britanya’daki Savaşı Durdurun Koalisyonu dahil birçok savaş karşıtı ve sol parti, örgüt ve yayın kampanyayı destekleyen açıklamalar yaptı.

Sosyalist Eşitlik Partisi üyeleri, etkinliğin sonunda gazetecilere ve izleyicilere “Bogdan Syrotiuk’a Özgürlük!” başlıklı parti bildirisinin Türkçe, İngilizce ve Fransızca nüshalarını ilettiler. Ayrıca aynı gün “İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri”nin Kadıköy’de düzenlediği yürüyüşte de yüzlerce bildiri dağıtıldı.

“Bogdan Syrotiuk derhal ve koşulsuz serbest bırakılsın!” ve “Emperyalist savaşa, diktatörlüğe ve kapitalizme karşı işçi sınıfının uluslararası birliği için!” sloganları ile biten bildiride kampanyaya destek için şu talepler öne sürüldü:

  • Bogdan’ın özgürlüğü için dilekçeyi imzalayın ve yayın: wsws.org/freebogdan
  • Cezanın kaldırılmasını ve Bogdan’ın derhal serbest bırakılmasını talep eden mektupları Pervomaysk Şehir Asliye Mahkemesi’ne (inbox@pm.mk.court.gov.ua) ve Mıkolayiv İstinaf Mahkemesi’ne (inbox@mka.court.gov.ua), freebogdan@wsws.org adresini bilgiye ekleyerek gönderin.
  • İşyerlerinizde, sendikalarınızda, okul ve üniversitelerinizde davayı gündeme getirin, karar tasarıları geçirin, toplantılar düzenleyin.
  • Kampanyaya destek olmak için Sosyalist Eşitlik Partisi ile iletişime geçin.
Loading